Victor Hugo

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Victor Hugo

Mesaj tarafından cinayet_sebebi Bir Ptsi Ekim 29, 2007 10:26 pm



Besançon, 1802- Paris, 1885

Fransız yazar Victor Hugo’nun temel yetisi, şaşırtıcı bir sözsel ve ritmik ustalığa dayanan güçlü ve yaratıcı bir hayalgücüdür. Hugo, gerçekliği yakalayıp şaşmaz çizgilerle dile getiren bir yazardır.

Duyarlığı, yaşayan, acı çeken, seven, umut eden her şeye, özellikle çocuklara, alçak gönüllülere, düşkün ve mutsuz kişilere yöneliktir. Hugo’nun düşüncesinde derin bir özgünlük yoktur; hatta şiir yapıtlarında, kimi kez özet halinde genel görüşler yer alır. Zekası, çözümleyici bir zeka değildir. Ama buna karşılık, çok yönlü bir deha olduğu da söylenebilir. Kalabalıklara yol göstermek, büyük düşünceleri savunmak, büyük doğruları ileri sürmek için yazar. Üstünde her zaman tartışılmış ahlaksal, dinsel, toplumsal sorunları irdelemiştir. Bunlar, iyilik ve kötülük, Tanrı ve yaratış, ötedünya, insanlığın geleceği, aşk ve iyilik, sefalet ve kötülük, savaşım ve ilerleme gibi sorunlardır. Modern anlamda bilgin ve tarihçi olmamasına, eleştirel düşünüşten yoksun olmasına, çoğunlukla ölçüyü kaçırmasına karşın, ozanlığın ve sanatçılığın en yüce niteliklerine sahiptir; imge ve ses bakımından büyük bir yeteneği vardır ve mesleğinin büyük bir ustasıdır. Bu sanatı ve ustalığı, şiir yaza yaza ve yavaş yavaş edinmiştir. Nazmı yumuşatarak, zengin ve az bulunur uyaklar kullanarak, karşıtlıkları ve eğreltilmeleri kullanarak ve kimi kez aşırıya kaçarak, ölçünün, dilin bütün kaynaklarından yararlanmıştır. Bütün temaları ele almış, bütün tonları kullanmış, hem insanlığın en genel duygularını, hem de Baudelaire’in yaşamın gizi dediği şeyi dile getirmiştir. “Hugo, yalnızca açıklıkla yazmaz, ama karanlık olan ve karışık bir biçimde beliren şeyi de, gerekli zor anlaşılırlığıyla dile getirir” (Baudelaire). Şaşılacak derecede modern olan Hugo, Fransız edebiyatının destansı şiirler yazan en büyük ve en güçlü ozanıdır.

Hugo’nun daha çok yüreğe ve hayal gücüne seslenen romanları, özellikle insancıl görüşleri dile getirir. Bu yapıtlar, törelerin gerçekçi bir biçimde canlandırılması, kişilerin derinlemesine incelenmesi ve ruhbilimsel irdelemeler bakımından değer taşımazlar. Çünkü bunlarda, hayal gücü, gözleme oranla daha ağır basmaktadır. Hugo’nun kişileri, inanılması güç tipler ve simgelerdir. Ama Hugo’nun güçlü yaratıcılığı, renkli tablolar çizmesini, kalabalıkları canlandırmasını, eşyaya ruh kazandırmasını, bunu da çekici, zengin ve uyumlu bir dille yapmasını sağlar. Bug-Jargal ve Han d’İslande gibi ilk yapıtlarında romantizm ağır basar. Notre-Dame’ın Kamburu’ysa, Hugo’ya özgü tarihsel romanın ilk örneğidir. Olay, Ortaçağ’ın kalıplaşmış ortamı içinde geçen bir melodramdır. Kahramanlarıysa yakışıklı yüzbaşı Phoebus Chateaupers’e aşık olan güzel çingene kızı Esmeralda, ruhsal açıdan bir canavar olan uğursuz Claude Frollo ve hassas yürekli ama çarpık bedeninin acısı içinde kıvranan Quasimodo’dur. Tutkuların boşanması, adam öldürmeler, çılgınlık, işkence, darağacı, serseri dilencilerin Notre-Dame’a saldırması, bütün bunlar yapay şeyler olarak görülebilir, ama yapıtın temel kişisi sayılan katedral çevresinde XV. Yy. Paris yaşamını dile getiren betimlemelerin yüceliği, okuru her zaman etkiler.

Hugo, Sefiller’de (Les Miserables) “bütün destanları, yüce ve son biçimini almış bir destanda eritmeyi”, yani “kötülükten iyiliğe, haksızlıktan haklılığa, düzmeceden gerçeğe, çürümüşlükten yaşama, hayvanlıktan göreve, cehennemden cennete, hiçlikten Tanrı’ya yönelişi” canlandırmayı amaçladığını açıklar.

Okyanusun ve insanoğlunun kör doğa güçlerine karşı yaptığı savaşın görkemli bir biçimde dile getirildiği Deniz İşçileri’nde (Les Travailleurs de la Mer), aşk ve fedakarlık temaları ağır basar. L’Homme qui rti (Gülen Adam) ise olağanüstü bir yapıttır. Hugo bu yapıtı, abartmalı bir veriden hareket ederek gerçekleştirmiştir. Uçsuz bucaksız hayalgücü inanılabilirliğin sınırlarını aştığı zaman bile Hugo, konusuna ilişkin zengin bilgilere dayanır. Sağlam bir biçimde kurulmuş olan son romanı Quatre-vingttreize (Doksan Üç), Fransız Devrimi ve Vendee savaşı çerçevesi içinde canlı kişileri gözümüzün önüne serer.
avatar
cinayet_sebebi
Modaratör
Modaratör

Mesaj Sayısı : 58
Yaş : 23
Location : yuvarlak bi yerden=)
Kayıt tarihi : 28/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz