Heavy Metal in doğuşu

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Heavy Metal in doğuşu

Mesaj tarafından cinayet_sebebi Bir Ptsi Ekim 29, 2007 2:00 pm

yeniden canlanmıştı, ama speed ve glam'in kurtarıcıya ihtiyacı vardı.

pantera sayesinde güçlü bir yükseliş yaşandı. pantera, thrash metal'i tamamen değiştirdi. hız artık temel değildi, vokalist phil anselmo'nun "power groove" dediği şeydi temel olan. rif'ler death metal'in homurtulu veya aşırı derecede alçak tonlu ve distortion'lu gitarlarına gerek olmadan, alışılmadık biçimde ağırlaşmışlardı. rithmler daha çok ağır bir çizğiye dayanıyordu ve vokaller tiz çığlıklarve hırlamalar karışımına dönüştü. bütün bunlar speed metal'i doksanlı yıllar için tazelemişti. fakat glam/pop metal'i bir kötü kader daha bekliyordu o da; alternatif müziğin ellerinde ölüm.

alternatif müziğin kökleri neil young'ın "crazy house"una dayanır. öyle ki ventures ve velvet underground gibi gruplardan daha önce, esas yenilikçiler living colour, jane's addiction ve faith no more'dur. ilki heavy metal, jazz, blues, rap, funk, hardcore ve bir miktar siyah kültürünün eksantirik karışımıydı, ikincisi çoğunlukla yetmişlerden etkilenmiş ve perry farrel'in yüksek perdeli haykırışlarıyla kendi belirğin sound'unu oluşturmuştu. faith no more'a gelince, üyeleri ustaca albümler yapmak için kendilerine elverişli gelen her müzik türünü kullanmış ve ikinci solistleri mike patton'un vahşi çığlıklarıyla kaynaştırmışlardı. daha sonra scatterbrain, mr.bungle ve mindfunk tarafından bir stil kabul edilip geliştirildi.

bu gruplar gerçekleşmek üzere olan "alternatif rock" patlamasından önce gayet başarılıydı ve harekete geçmekte olan diğer grupları gizlemişti. bu gruplar arasında hardcore'dan etkilenmiş sonic youth, hiperaktif fishbone, irlandalı therapy, ve seattle'lımelvins,tadvemudhoney vardı. tabi kimother love bone` da vardı ama göze çarpan müziğine rağmen, bu grup hiç bir zaman fazla üne kavuşmadı.

derken nirvana "smells like teen spirit" isimli parçasıyla trend müzik dünyasını sarstı. kolay bulunur basit melodilerle punk öfkesinin karışımı, yeni bir şeyler dinlemeye hevesli hayran kitlesini çabucak topladı. kurt cobain'in üzüntülü lirikleri milyonlarca generation x gencini etkilemişti. bu gençler eski glam metal yıldızlarının artık yapacak bir şeyleri kalmadığını; gösteriş ve seksin artık gerçeklik olmadığını düşünüyorlardı. 1994'te cobain'in ölümüne kadar nirvana üyeleri mtv'nin sevgilisiydiler ve los angeles'taki heavy metal sahnesine alınarak, güya seattle sahnesinin desteklenmesine yardımcı oldular.

grunge dalgası ticari alanda o kadar kuvvetliydi ki alternatif rock grupları bütün dünyada yükselmeye başlamışlardı. çok az grup orijinal stillerine sadık kalmışlardı. the black crowers ve the four horsemen gibi gruplar, altmışların blues'lu rock'ını canlandırdılar. pride and glory'nin güneyden etkilenmiş rock stili vardı ve love/hate, the almighty ve son derece politik warrior soul daha açık bir heavy metal stiline devam ettiler.

nirvana uyanışından sonra, bir çok grup çabucak üne kavuştu. soundgarden denenmiş ve doğru formülü kullandı, alice in chains karanlık, düşündürücü bir müzikal manzara sergiledi ve pearl jam belki de alternatif olayının en önemli ikinci grubu olarak eddie vadder'in ustaca çıkan ilk albümü "ten" deki kalpten gelen kelimeleri ve hafif hırlamalarıyla birlikte karmaşık gitar aranjmanları ve melodileri sunmuştu. mtv'nin bu tür gruplara video sırasında ağırlık vermesi ve liste başlarına yerleştirmesiyle alternatif olayı hızla büyüdü. daha sonra kendi gücüne erişen stone temple pilots, punk'tan alternatife geçen soul asylum, my sister' machine, alkışlara boğulan saigonkick, vızıltıyı andıran kyuss, blind melon, big chief, candlebox, dinosaur jr., moist ve sponge gibi gruplar degişik derecelerde ortaya çıktılar.

bu arada progresive metal ticari çevrelerde başka bir zirveye ulaşıyordu. dream theater'ın çıkardığı, oldukça kompleks bir progresive parçaların toplamı olan "images and words" astronomik satışlara ulaştı ve progresive metal'i daha önce denenmiş ve gelebilmiş seviyelere çıkardı. olağanüstü müzisyenlerden oluşan grup müzikal çizgisini ve ilgi alanını genişletmek için "awake" ve "a change of seasons" albümlerini çıkaracak ve adını progresive metal'in en önde gelen grupları arasına yazdıracaktı. bu sıralarda dream treater'ın başarısının uyanışıyla, bir çok yeni grup, heavy metal'in en teknik eğilimli dalını denemeye başladılar. watchtower, shadow gallery, damn the machine, angra, altura, enchant, cairo, klasik müziğin metalle tanıştığı spastik ink. müziğin sınırlarını zorlayan parlak temsilcileri arasındalardır. bunlarla birlikte diğer gruplar daha acayip bakış açıları yarattılar; anacrusis'in yarattığı progresive thrash metal ve mordred'in sonra ki albümlerindeki funky speed metal gibi. yaptıkları progresive death metal ve fusion jazz kombinasyonuyla atheist ve cynic de eşlik etmişlerdir.

seattle etrafında aldatmaca sürekli büyürken, nine inch nails'in beyni olan trent reznor, öfke dolu liriklerle endüstriyel metal'de devrim yaparak ilgileri üzerine çekti. woodstock festivalindeki unutulmaz performansının yanında "head like a hole", "broken" ve "closer" gibi parçalarla yükselen reznor yıllarca kalacak bir üne sahip oldu.

alternatif devrinin ortasında, primus ve ugly kid joe, önemli derecede parladılar. önceleri possessed'in elemanı olmuş larry lalonde'nin bulunduğu primus belki de alternatif rock listesinin en acayip/zıpır grubuydu. les claypool'un genizden çıkan iniltileri ve çoğunlukla çılgın ve çekici "bas" kaçışları, tim alexander'ın manik rihmleriyle birletince, bazen rush'ın "parallel universe" versiyonu olarak adlandırılır. müzikal üstünlük fertlere inildiğinde çok pürüzsüzdü ve grubun parçaları değişik ve güzeldi. bu arada ugly kid joe sağlam müzik gücüne rağmen sadece popülaritesinin sonradan bomba gibi patlamasına yarayan iki kısa süreli çıkış yaptı. "as ugly as they wanna be" ve "america's least wanted" albümleri ile grup üyeleri dünyaya enerjik funk metal gezintileri sağladılar. ugly kid joe'nun çalışmaları sırasında ve daha önceleri de nispeten pek tanınmayan king of the hill, 24-7 spyz, infections grooves (suicidal tendencies ile çıkmıştır) ve white trash olayının underground belkemiğini oluşturuyorlardı. bu arada red hot chili peppers'in funky metal' popüler hale getirmekte hayati bir yeri vardır. özellikle de her radyoda çalınan "under the bridge" adlı hit parçalarından sonra, hala funk metal'in en güçlü temsilcisi olmak gibi hayati bir stratejiye sahiptir.

bununla beraber 1990'ların ortasına doğru alternatif'te bir şeyler oluyordu. nirvana gitaristleri ve vokalistleri kurt cobain'in ölümüyle dağılmıştı, pearl jam, ticketmaster'la olan yasal anlaşmazlık nedeniyle turlarından çekiliyordu. alice in chains vokalistleri layne staley'in ilaç bağımlılığı artınca içine kapanmaya başladı ve aynı seksenlerdeki gibi , gruplar denenmiş ve başarılı olmuş yönlerini tekrar etmeye başladılar. sadece birkaç grup yeni şeyler yapmaya devam ediyordu. o dönemde bir çok grup mtv yüzünden alternatif olarak adlandırıldı. bir çok yeni punk grubu, eski punk gruplarıyla karşılaştırılınca müzikal şiddetten yoksun olmaları kendi sonlarını getirdi.

doksanların bu yarısında başka bir heavy metal dirilişi daha görüldü. bu diriliş heavy metal / punk sahnelerinin dönemlerin tarihsel teorisine rahatlıkla uyduğu gerçeğini yeniden ortaya çıkardı. dirilişin iki etkeni vardı; sertleşme yanlısı metalin bir çok yeni grup tarafından yapılması ve kiss, sex pistols, black sabbath, ratt, jimmy page and robert plant, mötley crüe, quiet riot, warrant, poison, slaughter ve birçok başka grubun yeniden birleşmeleri ve geri dönüş turları ve albümleri yapmaları.

en yeni grupların belki de geniş medya raytinglerine erişebilecek en ağır ve etkileyici gruplar oldukları gerçeğini hesaba katarsak, heavy metal'in bu yeni yükselişi oldukça şaşırtıcıydı. yeni müzikal eğilimlerden biri rap-core da denilen rap-metal'di. anthrax, bad brains ve aerosmith gibi eski gruplar tarafından çoktan denenmiş bir kombinasyondu ; ve sürekli olarak çalan gruplardan hard corps gibi daha silik olanlarıydı (ama daha sonra hard corps sert bir dönüş yapmıştı ). doksanlar süresince popüler ve politik olarak aktif olan rage against the machine ile beraber başkaldıran ice-t-led, body count az çok öncü oldular, hareketlerin yumuşak yönü ise 311 üzerindeydi. deftones, korn ve powerman5000 ise madolyonun karanlık yüzünü ortaya çıkardılar. medyanın da gösterdiği gibi bunun, yerleşmiş grupların tutulan sound'larını taklit eden yeni gruplar olduğu su götürmezdi.

diğer bir yeni eğilim daha da şaşırtıcıydı ve bir çok kişinin, bir deli, bir soytarı, bir tehdit, bir basitlik, bir dahilik, kötülüğün en büyük örneği, medyanın kullanmanın ası olduklarını düşünceye pek istekli olan gençlerin zihnini meşgul edebileceğini öğrenmiş alaycı bir adam, kimse bu katagorilere marilyn manson kadar yakışamazdı. tabi yetmişlerdeki kiss, seksenlerdeki wasp, king diamond ve venom dışında.

biraz endrüstriyel kenardan yüklenerek basit rifler ve bol bol çığlıklarla marilyn manson bir gecede dünyayı sarstı, "antichrist superstar", albümü ile hem muhafazakar, hem de liberal çevreleri kendine düşman etti. yine de time dergisi'nin akıllıca ve anlamlı bir şekilde ifade ettiği gibi "manson tamamen kiss'le aynı şeyi yapmak istiyordu; müzik endüstrisinin yükselen geliri için düzenlenmiş, akıllıca planlanmış bir ürün". buna rağmen grupların etrafını sürekli büyüyen bir hayran kitlesi sarıyordu ve birçok yeni grup çoktan grubun stilini sökmüştü; damar kesmek ve beyaz makyaj.

buğünlerin en son iki eğilimi power groove'a ve endüstriyel dallara, doksanların son yarısında bir çok grup pantera'nın ekonomik ve kritik başarılı yaklaşımını sürdürürken (özellikle machine head), trent renzor'da , cobain'e duyulan meşhur ilgiyi topluyor gibi görünüyordu. fear factory, hard core, atari teenage riot ve straping young lad gibi diğerleri endüstriyel, gothic ve atmosferik yaklaşımından ayrılıp danzig'inkine yöneldi. gerçekte metal dünyası bu günlerde o kadar aktifti ki sepultura, fear factory, pantera ve yeni elemanlarıyla black sabbath'ın da olduğu heavy metal festivali ozzy osbourne'nin başlattığı ozzfest çok başarılıydı. looapalooza festivali de perry farrell tarafından başlatılmıştı, yalnız bu festival alternatif müziğin promosyonu gibiydi. tarihin tekerrürleri benzeri evrimleri açıklamasına rağmen kimse doğru olduğundan emin olamaz. rolling band ve tool'un sağlam ve istikrarlı albümleri bir çok kitleye hitap ederken white zombie de karamsar ve korkunç öğeleri heavy metal'le birleştirdi. amorphis ve the gathering bazen atmosferde güzel albümler çıkardılar. mötley crüe'nun son zamanlardaki müzikal yaklaşımı glam rock'ı andırsada yeni çıkan gruplar yeni rock anlayışları veya modern eğilimler peşindeydiler. bu arada korn ve 311 çorak toprakları işgale devam ediyordu. marilyn manson tüm dünyayı şok ederken alternatif rock, soundgarden'ın yakın zamanda ki bitişiyle beraber ölmeye devam ediyordu.

tüm bunlarla beraber, black metal'in trend olması beraberinde karmaşık melodiler ve satanist imajı geri getirdi. kısa süren bir yükselişin peşinden birbirini taklit eden grupların ve garip denecek şekilde sentezlemelerin sonucunda underground'a yöneldi. bu dönemde ülkelerde garip bir biçimde ırkçılığa yönelme ve milliyetçilik imajları ortaya çıktı.

underground'a olan bu yöneliti, bir zamanlar; running wild, helloween, gibi gruplarla belirginleşen power metal gündeme geldi. tüm dünyada ve avrupada sessizce yeni grupların ortaya çıkmasıyla büyük bir ilgi gördü. bir çok eski grubunda sound'larında power metal unsurları kullandıkları göze çarpmaktadır. iced earth, trash metal soundunda klavye ve çığlık vokal kullanarak power metal unsurlarını thrash metal'le uyum içerisinde birleştirmeyi başarmıştır.

son zamanlarda gündemde olan grupların başında; stratovarius, iron savior, nocturnal rites, gamma ray, edguy, blind guardian, primal fear, angel dust gelmektedir.

zaman akıp giderken her an her yerde çıkan albümlerle heavy metal yeni bir yapıya bürünüyor. bununla beraber esas plan yapı undergroud da devam ediyor, önemli olan şey bir yaşam şekli haline gelen bu müziğin oldugunca sade, güçlü ve zengin bir formda devam etmesi....

derken doksanların başında yok olan thrash metal, 2000'li yıllara bizimle gireceksiniz dercesine büyük bir dönüş yaptı. neredeyse unutulmaya yüz tutmuş bir çok eski grup tekrar ve orijinal kadrolarıyla metal sahnesine geri döndü. metal church, destruction, annihilator, tygers of pantang, dark angel bunların başında gelen gruplardı. "reunion" yaparak yeni albümlerle ama 80'lerdeki sound'larını koruyarak ve büyük bir özlem ve cesaretle sahneye çıkıyorlardı.

yeni bir deneysellik ise thrash metal içerisinde progresive yapıların kullanılmasıydı. zaten twin pedal'e sahip olan thrash metal rahatlıkla, yeni akım black metal'i andırırken, kısır yapısını aşabilmek için agresif vokallerin yanında, çığlıklar ve büyük bir cesaret ve başarıyla klavye kullanımı power metal'den ödünç alınıyordu.

genel olarak grupları incelediğimizde, sert olan yumuşama, yumuşak olan sert olmaya yöneliş gibi sürekli bir gezinti içerisindeler. aslında bunun böyle olmasını isteyenler plak firmaları muhakkak, yeni pazarlar, yeni müşteriler oluşturabilmek için sürekli bir değişime itiyorlar grupları. bunun yanı sıra bazı gruplar var ki tüm değişimleri reddeder. işte onlar da underground ruhuna sahip yapıları gereği sound'larından taviz vermezler.

değişim ve deneysellik nedir? ne kadar gereklidir? bir müzisyenin değişimi kötüdür ama deneyselliği iyidir. deneysellik kendi formasyonu dahilinde yapıldığı sürece müziğin ve müzisyenin aslını bozmaz. değişim ise firmaların istediği ve yeni pazarlar oluşturma sorununu gidermektir. ama şu da bilinmelidir, yıllardır thrash metal yapan bir grubun, değişimi, deneysellikle adlandırdığı yeni müziğini kim beğenir... eski thrash grubu , yeni bilmem ne grubu olduğunda hangi kitleye hitap edecek. bunlar düşünülmeli ve metal üretimi devam etmeli..
avatar
cinayet_sebebi
Modaratör
Modaratör

Mesaj Sayısı : 58
Yaş : 23
Location : yuvarlak bi yerden=)
Kayıt tarihi : 28/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz